AVUKAT IYAZ ÇİMEN ' DEPREM VE GAİPLİK' KONUSUNDA AÇIKLAMALARDA BULUNDU

Avukat Iyaz Çimen 'Gaiplik' konusunda açıklamalarda bulundu. Geçtiğimiz yıl 11 ilimizde büyük yıkıma neden olan 6 Şubat depreminde 53 bin 237 kişi hayatını kaybetti. Ancak bir de kayıplar var. Depremin üzerinden 1 yıl geçmesine rağmen kendisinden haber alınamayan kayıplar için 'gaiplik kararı' tartışması gündemde. Peki kayıplar ölü mü sayılacak, kayıp yakınları ne yapmalı? Avukat Iyaz Çimen konuyla ilgili bilgileri paylaştı.

Avukat Iyaz Çimen geçtiğimiz yıl yaşanan ve asrın felaketi haline dönüşen Kahramanmaraş depremi ile ilgili olarak açıklamalarda bulundu. Depremden sonra kaybolan ya da haber alınamayanların hukuksal durumları ile ilgili bilgi paylaşan Çimen : ''Gaip' kelimesinin anlamı, “nerede olduğu bilinmeyen, göz önünde olmayan” demektir. Hukuken 'gaiplik' de nerede olduğu bilinmeyen kimselerin haklarının ve borçlarının ne olacağına ilişkin getirilmiş bir çözümdür.

Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden çok uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli bir olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine, mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir.

Gaiplik kararından sonra cenaze bulunursa ne olacak?


Gaipliğine karar verildikten sonra kişinin cesedi bulunursa, aile kütüklerine ölümü işlenir. Kişinin hakkında gaiplik kararı verilmesi ölümün hukuki sonuçlarını doğurur.

Gaiplik kararından sonra kişi ortaya çıkarsa ne olacak?

halinde, kendisinin müracaatı üzerine mahkemece gaiplik kararı kaldırılır ve bu karara dayanılarak ilgilinin aile kütüğündeki nüfus kaydına işlenir.

Gaiplik kararı nasıl alınır?


Depremden etkilenen bölgede bulunan ve deprem sonrası kaybolan yakınları hakkında gaiplik kararı istenebilmesi için depremin meydana geldiği 6 Şubat 2023 tarihinin üzerinden en az bir yıl geçmiş olması gerekir. “Hakları ölüme bağlı olan” kişiler 1 yılın ardından gaiplik kararı için mahkemeye başvurabilir. Kayıp kişinin yasal mirasçıları, atanmış mirasçıları ya da vasiyet alacaklıları hakları ölüme bağlı olan kişilerdendir. Bu kişiler arasında Hazine de bulunabilir.

Başvuru nereye yapılmalı?


Başvuru ise kayıp kişinin Türkiye’deki son yerleşim yerinde bulunan sulh hukuk mahkemesine yapılır. 

Ancak mahkeme hemen gaiplik kararı veremez. Öncelikle gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan kimseler, bilgi vermeleri için ilanla çağırılır. Mahkeme, bilgi verilmesi için ilan tarihinden itibaren en az altı aylık bir süre belirler.

İlana rağmen, belirlenen süre içinde kişinin yaşadığı ya da öldüğüne dair bilgi veren çıkmazsa mahkeme kişinin gaipliğine karar verir. Bu kararla birlikte gaip, ölüm tehlikesinin gerçekleştiği anda ölmüş kabul edilir.

Eş ve yeni doğan çocuklar ne olacak?


Gaipliğine karar verilen kişinin eşi, mahkemece evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemez. Gaibin sağ kalan eşi, evliliğin sona erdirilmesini istiyorsa, evliliğin feshi için de mahkemeye başvurmalıdır. 

Eğer sağ kalan eş, evliliğini feshettirmemeyi tercih ederse, bu onun gaibe mirasçı olmasına engel olmaz. Yani sağ kalan eş hem evlilik birliğini devam ettirip hem de gaip eşinin mirasından kendisine düşeni alabilir.

Bu arada evlilik ister feshedilmiş ister devam ettirilmiş olsun, ölüm tehlikesinden itibaren 300 gün içinde doğan çocuk evlilik birliği içinde doğmuş olur. Yani sağ kalan kadının ölüm tehlikesinden itibaren 300 gün içinde doğum yapması halinde, doğacak çocuk ile gaip baba arasında soy bağı mevcut olacaktır.

Türkiye’nin hafızasını derinden sarsan 6 Şubat depremlerinin birinci yılında depremden sonra kaybolan, yani ölü ya da diri kendisinden haber alınamayan yurttaşlarımız tartışılıyor. Bu durumun hukuki ifadesi ‘gaiplik’ kararı. Üstelik kaç yurttaşın deprem kaynaklı kayıp statüsünde olduğu da hala açıklanmış değil.

Enkaz altında kaldığı bilinen veya düşünülen, cesedine ulaşılamayan yurttaşlar için, depremden 1 yıl sonra yeni en erken 6 Şubat 2024’te gaiplik istemiyle mahkemeye başvurulabilinecek ve kayıp kişiler mahkeme kararıyla gaip sayılacak. Yani kayıplar artık kayıtlara ‘ölmüş’ olarak düşecek.

FİDEN ÇALIKUŞU ‘GAİPLİK’ KONUSUNA AÇIKLIK GETİRDİ

Kayıp yakınlarının yanı sıra, siyaset ve hukuk dünyası da, 6 Şubat depremlerinin birinci yılında ‘gaiplik’ tartışması yürütüyor. Hukukçu meslektaşım Figen Çalıkuşu da ‘gaiplik’ tartışmalarına açıklık getirdi ve Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a açık çağrı yaptı. Çalıkuşu, YouTube hesabında yaptığı “Figen Çalıkuşu ile Kitabın Ortasından” programında ‘kayıp yurttaşlar’ ile ilgili çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kayıp sayısının belirsizliğine vurgu yapan ve gerçek sayının 6 Şubat 2024 tarihinden itibaren yapılacak “gaiplik” başvuruları sayesinde aydınlatılabileceğinin altını çizen Figen Çalıkuşu, “gaiplik davası nedir” sorusuna da şöyle yanıt verdi:

“En az üzerinden bir yıl geçmesine rağmen kendisinden haber alınamayan kişiler için yakınlarının yaptığı hukuki başvuru sonucu işleyen yasal süreçtir.”

GAİPLİK DAVASI: HAYAT MAALESEF BUNU GEREKTİYOR

Dava süreciyle ilgili de değerlendirme yapan Çalıkuşu, “Tabii bize açılan ne kadar dava olduğunu açıklarlarsa kayıplarımızın ne kadar olduğuna dair bir fikir edinme imkanımız olacak. Saklamazlarsa, doğru bilgi verirlerse” derken “Kayıpların yakınları için elbette zor bir dava süreci olacak. Ama hayat maalesef bunu gerektiyor” ifadelerini kullandı. “Çünkü bankası var, abonelikleri var, faturası var, evlilik işlemleri gibi pek çok hukuki zorunluluklar doğuran durumlar var. Bunun için de elbette ölüm kararı gerekiyor, mirasçı belgesi gerekiyor. Bu davanın adı işte gaiplik davası” diyen Hukukçu Figen Çalıkuşu, davanın detaylarına da açıklamasında yer verdi:

“Burada dava açıldığı zaman mahkeme ilk aşamadaki usulü tamamlayacak. Bu noktada ilana başvurmak zorunda mahkeme. Yasa gereği ilan en az iki kez yapılmak zorunda. İlan için en az bekleme süresi, ilan verdikten sonra 6 ay. 6 aydan sonra bir kez daha ilan çin karar alacak mahkeme. Tabii ki bu ilanlar için de ciddi bir masraf gerekiyor. Sonunda bu ilanlardan da bir şey çıkmazsa mahkeme gaiplik kararı verecek, yani deprem sebebiyle ölüm böylece karar altına alınmış olacak.”

‘YAŞAMAK KADAR ÖLMEK DE ZOR’

Bu gaiplik kararı ne zaman verilirse verilsin, kayıp kişinin ölüm tarihi, depremin yaşandığı 6 Şubat 2023 olarak kayıtlara geçeceğinin de altını çizen Figen Çalıkuşu, “Ülkede yaşamak kadar ölmek de zor demiştim. Ölümü ispatlamak için de böyle bir dava süreci gerekiyor işte. Depremi yaşamış, yakınlarını yitirmiş insanlar bir de bu davalarla uğraşmak zorunda kalacaklar. Dava boyunca yaşanan acılar tekrar tekrar depreşecek. Çok zorlu bir süreç olacak” yorumunu yaptı.

ADALET BAKANINA AÇIK ÇAĞRI

Dava sonucunun kesinleşmesi süresini “iki yılı bulabilecek bir süreç” olarak değerlendiren Figen Çalıkuşu, dava süreci için “Acılı ve masraflı bir süreç” dedi. Tam da bu noktada bir çağrı yapan Hukukçu Çalıkuşu, “Öldüren binaların sorumluları için etkili ve hızlı bir soruşturma görmedik. En büyük sorumlu deprem olup çıktı. Sanki dünyanın hiçbir yerinde bu boyutta depremler yaşanmamış gibi. Kayıplarımız için 50 bin 500 gibi bir sayı söylendi. Bu durumda dava açması muhtemel yüz binlerce insanımız olacak. Belki de bir kısmı bu davaları masraflarını karşılayamayacağı için açamayacak. Biliyorsunuz, 2024 yılıyla harçlar ciddi ölçüde arttı” dedi ve Adalet Bakanlığı’na şöyle seslendi:

“Hiç değilse ölüm kaydını alabilmek için açılacak olan gaiplik davalarında Adalet Bakanlığı bir karar alsın. Bir değişiklik yapsınlar ve açılacak davaların masraflarını devlet üstlensin. Kayıpları için bir daha uğraşacak insanlarımızdan bu kolaylık esirgenmesin. Hem acıları yaşa, acıları tazele, hem böyle bir zorlu dava sürecine gir, hem de masraflara katlan… Biz ne kadar söylesek de, sorumluları tespit etmekten, etkili yargılamalar yapmaktan madem kaçınıyorsunuz. Hiç değilse bu büyük mahcubiyeti biraz olsun gidermek adına böyle bir karar alabilir devletimiz. Yani gaiplik davaları hızlıca yürüsün ve dava masrafları devlet tarafından karşılansın.”

06 Şub 2024 - 21:28 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Şanlı Bayrak Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Şanlı Bayrak Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Şanlı Bayrak Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Şanlı Bayrak Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.