AVUKAT IYAZ ÇİMEN ' RESMİ BELGEDE BAŞKASININ YERİNE İMZA ATMA SUÇUNU' DEĞERLENDİRDİ

Avukat Iyaz Çimen, 'Resmi belgede başkasının yerine imza atmanın cezası' ile ilgili açıklamalarda bulundu. Çimen: 'Bu fiil kanunda “resmi belgeyi başkasını gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren kişi“ olarak açıklanmıştır ve suçun basit hali olarak değerlendirilir. 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Sahtecilik Suçu – TCK 204 – Türk Ceza Kanunu’nun ‘Kamu Güvenine Karşı Suçlar’ başlığı altındaki 204. ve 212. maddeleri arasında düzenlenmiştir' dedi.

 "Resmi belgede başkasının yerine imza atma suçu kanunda 'Resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren kişi' olarak açıklanmıştır. Vatandaşlar imza için İcra Hukuk Mahkemesine itiraz edebilir, resmi belge sahtecilik suçundan dolayı suç duyurusunda bulunulabilirler."

Resmi belgede sahtecilik

Madde 204;

Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren, gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte resmi belgeyi kullanan kamu görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Resmi belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olması halinde, verilecek ceza yarısı oranında artırılır.

Resmi belgede sahtecilik suçunun soruşturma ve kovuşturması mağdurun/ mağdurenin şikayetine tabi değildir. Suçun temel hali olan birinci fıkrasına göre göre açılan ceza davalarında görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemeleridir. İkinci fıkraya göre söz konusu belge, kamu görevlisinin görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu bir resmi belge ise açılacak davalarda görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemeleridir. Suç şikayete bağlı olmadığından dolayı savcılığa bildirilmesi halinde yetkili makamlar tarafından soruşturma ve kovuşturması re’sen yapılır. Bu suçun şikayet süresi 8 yıldır.

Geçtiğimiz gün ulusal medyada yer alan bir haberde ' Ünlü sanatçı Hülya Avşar, banka hesaplarına haciz konulunca icralık olduğunu öğreniyor. Kendisine ödeme için daha öncesinden herhangi bir tebligat yapılmadığını ileri süren Avşar, olayın peşine düşüyor. Tebligat dağıtımı yapan personelin, Avşar'ın kızı Zehra Çilingiroğlu'nun imzasını taklit ederek teslim edilmiş olarak gösterdiği ortaya çıkıyor.

Ünlü isim Hülya Avşar, Temmuz 2023'te banka hesaplarına haciz konulmasıyla sarsıldı. 600 bin TL için İcralık olduğunu öğrenen Avşar, kendisine herhangi bir ödeme emri icra tebligatı ulaşmadığını ileri sürüyor. Kayıtlara göre Avşar'ın icra ödeme tebligatının kızı Zehra Çilingiroğlu tarafından imza atılarak teslim alındığı gözüküyordu. Fakat gerçek çok geçmeden ortaya çıktı. Dağıtım yapan personelin tebligatı kendisinin imzaladığı ortaya çıktı. Bunun üzerine Hülya Avşar, dağıtımı yapan kamu görevlisi hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede Hülya Avşar ve Zehra Çilingiroğlu müşteki, kamu çalışanı İ.K. ise sanık olarak yer aldı.

İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya sanık İ.K., katılırken Hülya Avşar ve kızı Zehra Çilingiroğlu'nu avukatı temsil etti. Sanık İ.K. savunmasında, PTT'ye taşeron firmadan girdiğini belirterek "Tebligat dağıtımı konusunda bize herhangi bir bilgi verilmedi. Ben işe girerken sadece kargo dağıtacağımı düşünmüştüm. Ancak işe başlayınca bunun böyle olmadığını gördüm. Ben Hülya Avşar'a daha önce de tebligat yapmıştım. Hatta bir keresinde almadığı için tebligatı muhtara bırakmıştım" dedi.

Olay tarihinde Avşar'ın adrese gittiğini, sitenin güvenlik personelinin haber verdiğini söyleyen İ.K., "Hülya Hanım'ın olmadığını, kızı Zehra Çilingiroğlu'nun evde olduğunu söylediler. Bunun üzerine icra tebligatı olduğu için tebligatı kızına yapabileceğimi bildiğimden evine doğru gittim. Yanlış hatırlamıyorsam asansör inişinde Zehra Çilingiroğlu ile karşılaştım. Acelesi olduğundan bahsediyordu. Ben tebligatı ona verdim. Bunu çok net hatırlıyorum. Telaştan imzasını almadım. Daha doğrusu almayı unuttum. PTT'de imzasız tebligat parçası sisteme giriş yapılamadığı için ve tebligatı bizzat Zehra Çilingiroğlu'na verdiğimden bir şey olmaz düşüncesiyle imzayı ben attım. Suç işleme kastım bulunmamaktadır. Suç olduğunu bilsem yapmazdım. Kötü niyetim yoktu" diyerek beraatını talep etti. Bilirkişi raporunda isim ve imzanın Zehra Çilingiroğlu'na ait olmadığı tamamıyla sanık İ.K.'nın elinden olduğu tespit edildi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık İ.K. hakkında "Resmi belgede sahtecilik" suçundan 2 yıl ceza verdi. İndirim uygulayan heyet, cezayı 1 yıl 8 aya düşürdü. Mahkeme, sanığın daha öncesinden hakkında herhangi bir mahkûmiyet kararı bulunmaması ve sabıkasını olmaması sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.

Konuya dair görüş bildiren meslektaşım Avukat Alper Kutluer: "Vatandaşların mernis adreslerini güncel tutmaları, bina görevlisi ya da evlerinde beraber yaşadıkları insanları bir tebligat gelirse kendilerini haberdar etmeleri konusunda uyarmalılar. Bu olaydaki gibi posta memurunun kasten usulsüzlük yaptığı bir işlemde vatandaşın icra takibinde daha erken haberdar olması ve zararı büyümeden hızlıca hukuki ve cezai takip yapması daha kolay olacaktır."

Konuya ilişkin açıklamada bulunan meslektaşım Avukat Candaş Gürol: "Vatandaşlarımız e- devlet üzerinden sorgu yaparak haklarında herhangi bir icra veya dava olup olmadığını kontrol etmeliler. Ayrıca ikametlerinin kayıtlı olduğu muhtarlıklarla iletişimde kalmalarında fayda var. İmzanın sahte olduğuna dair itiraz süreleri hukukumuzda son derece kısa. Bu sürenin dışına çıkıldığı taktirde menfi tespit davası açmak gerekiyor. Vatandaşların E-devlet üzerinden sorgu yapması en kesin çözümdür."

18 Şub 2024 - 23:11 - Asayiş


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Şanlı Bayrak Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Şanlı Bayrak Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Şanlı Bayrak Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Şanlı Bayrak Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.