OBEZİTE VE DEPRESYON

OBEZİTE VE DEPRESYON

Söz konusu kilo almak olduğunda özellikle kadınlar depresyona daha yatkın oluyor. Fazla
kilolar, aynı zamanda zayıflamaya çalışan kişiler için anksiyeteyi de tetikliyor. Dolayısıyla fazla
kilolu bir insan daha kırılgan bir ruh haline bürünüyor. Çoğu zaman ben kendimle barışığım
telkinleri doğruları yansıtmıyor. Nörolog Dr. Mehmet Yavuz, kilo ve depresyon arasındaki
süregelen ilişkiyi anlatıyor.
Kilolu kişiler daha kırılgan bir yapıya sahiptir
Modern zamanların en büyük iki problemi olan şişmanlık ve anskiyete birbirleriyle bağlantılı
iki konudur. Çünkü kilo başlı başına yoğun bir anksiyete nedenidir. Bir yandan ise kilo almak,
depresyona yol açacağı gibi, depresyonun neden olduğu bir sonuç da olabilir. Fiziksel
egzersizlerden kaçınan ve spor yapmaktan hoşlanmayan, bu durum karşısında kilo almaya
başlayan kişi mutlaka kendini sorgulamalıdır.
Kilo artışı büyük olasılıkla stresin veya duygusal bir aksaklığın doğal sonucu olarak ortaya
çıkacaktır. Şöyle ki, özellikle kadınlar için yemek yemek hem rahatlama hem de kızgınlık
kaynağı olmaktadır. Bu durum kişiyi içine alan kısır bir döngüye dönüşür ve kilolu olduğu
gerçeğine daha fazla yemek yiyerek karşılık verir.
Bedensel olarak aktif olmak çok önemli
Hareketsiz bir yaşam biçimini benimseyen kadınlarda her geçirilen gebelik vücutta fazladan
kilo bırakır. Eğer bir anne adayı, hamilelik boyunca gereğinden fazla kilo aldıysa ya da doğum
sonrasında bu fazla kiloları atmak için çaba sarf etmediyse ve çok sayıda doğum yaptıysa kilo
vermek zorlu bir mücadeleye dönüşecektir.
Gebelik dışında kişinin hayatında oluşan bir değişiklik, fiziksel aktivitenin azalmasına yol
açtıysa örneğin bedensel olarak aktif olduğu bir işten masa başı bir işe geçiş, iş bırakma veya
emeklilik, araba kullanmaya başlamak gibi nedenlerle enerji tüketimi azalabilir.
Şişmanlığın artışına neden olan etkenler arasında;
 Yaşlılıkla beraber metabolizmanın yavaşlaması,
 Beslenme alışkanlığının hazır yiyecek türüne kayması,
 Ayaküstü yenilen tost, sandviç, hamburger, pizza, patates kızartması gibi yiyeceklerin
fazla tüketilmeye başlanması,
 Kadınlarda çok doğum yapma,
 Daha az hareketli bir yaşam,

 Sanayileşmiş bir toplumda yaşama,
 Evlilikle beraber öz bakımın ihmal edilmesi,
 Alkol tüketimindeki artış,
 Genetik faktörler,
Şişmanlığın arkasındaki temel sebep; beslenme
Modernleşmenin bir diğer olumsuz yanı da beslenme alışkanlıklarımızı değiştirmesidir.
Yöresel tencere yemekleri yerine fast food tarzı beslenme tercih ediliyorsa kilolar
kaçınılmazdır. Ancak şu da unutulmamalıdır ki, bir kişi ancak harcadığından daha fazla gıda
veya kalori alırsa ya da tersinden söylersek aldığı gıda veya kaloriden daha az harcarsa
şişmanlar. Depresyonun sonucu olarak kilo olan kadınların antidepresan konusunda çok daha
fazla dikkatli olmaları gerekmektedir. Çünkü birçok antidepresan yan etki olarak kilo almaya
sebebiyet verebilir. Bu antidepresanlardan kaçmak için bir neden değildir ancak fazla kilolarla
baş etmek için kullanılacak bir yöntem de değildir. Depresyon nedeniyle ilaç kullanan kişilerin
kilolarını sık sık takip etmeleri, eğer kontrolsüz bir kilo alma söz konusu ise derhal hekimleri
ile görüşmeleri gereklidir.
Doğru beslenme ipuçları;
 Sabah kahvaltısı yapın. Bu diğer öğünlerde az yemenizi de sağlayacaktır.
 Öğün sayısını azaltmayın. 3 öğün yemek yiyin. Hatta ara öğünler şeklinde öğün
sayısını artırın. Burada önemli olan öğünlerde tıka basa yemek değil, öğünleri hafif
yemekler şeklinde geçiştirmektir.
 Sebze ve meyve tüketimini artırın.
 Alkol tüketiminizi azaltın veya tamamen bırakın. Alkol, yüksek kalorisi nedeniyle gün
boyu tatlı isteğinizi de artıracaktır.
 Çikolata gibi şeyler atıştırmak yerine örneğin bir elma yiyin.
 Yemeğinizi yavaş yavaş yiyin. Hızlı yemek yediğinizde, doyduğunuzu anladığınızda
zaten gerektiğinden fazla yemişsinizdir. Tokluk hormonları, yemeğe başladıktan yarım
saat sonra salgılanmaya başlar, bu nedenle hızlı yemek, gereğinden fazla yemek
olabilir. Hatta mümkünse bir çorba içip, 15-20 dakika bekleyiniz.
 Hayvansal yağlardan kaçının. Tavukların derilerini, etlerin yağlı kısımlarını ayırın.
 Katı yağlar yerine, zeytinyağı, ayçiçek yağı ve mısırözü yağı gibi bitkisel yağlar kullanın.
 Bol bol su için.
 Mümkünse her gün aynı saatte kalkın. Yaklaşık 7-8 saat uyku yeterlidir.
 Yemeklerden sonra dişlerinizi fırçalayın. Diş fırçaladıktan sonra muhtemelen canınız
bir şey yemek istemez.
 Tatlı yemekten kaçının. Daha az tatlı tüketin.
 Tuz ve şeker kullanımınızı azaltın. Yemeğin tadına bakmadan tuza uzananlardansanız
bu huyunuzdan vazgeçin.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nurettin UZUN - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Şanlı Bayrak Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Şanlı Bayrak Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Şanlı Bayrak Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Şanlı Bayrak Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.