ŞAHMARAN EFSANESİ

ŞAHMARAN EFSANESİ
Bu haftaki yazımda sizleri bizim oralara yani benim doğup büyüdüğüm ve
uzunca bir sürede yaşadığım Adana ve civarlarına götürmek istiyorum.
Sizlere O bölgenin efsane hikayesi ŞAHMARAN ve günümüz dünyası ile bu
efsanenin benzerliklerinden bahsedeceğim.
Şahmaran, Yılanların şahı anlamına gelen, başı insan gövdesi yılan şeklinde
efsanevi bir yaratıktır. Bir rivayete göre Mersin'in Tarsus ilçesinde
yaşamaktadır. Bir diğerine göreyse Adana'daki Ceyhan ile Misis arasındaki
Yılankale'de yaşar. Adana’da yaşadığım dönemlerde sıkça Yılankale isimli
yeniden restore edilmiş bu tepeciğe çıkar ve efsaneyi yeniden yeniden
yaşardım. Efsaneyi anımsamak her defasında acıtır canımı, geçen her cümle
düşündürür ve her cümle beni bir yola doğru iter. Bana hem çok şey verir,
hem çok şey götürür benden.
İşte ŞAHMARAN EFSANESİ;
Efsaneye göre Şahmaran kadın başlıdır. Yoksul bir ailenin oğlu olan
Camsab ile arkadaşları ormanda bal ile dolu bir kuyu bulurlar ve genç adam
balı çıkarmak için kuyuya iner. Ama arkadaşları açgözlülüklerinden dolayı,
balın tamamı çıktıktan sonra Camsab’ı kuyuda bırakırlar. Bir süre sonra
toprakta gördüğü ışığın olduğu noktayı kazan Camsab, toprağın çökmesiyle
birlikte kendini bir bahçede bulur. Bahçenin sahibi yılanların şahı
Şahmaran’dır. Camsab’ın hikayesini dinleyen Şahmaran, insanoğlunun
nankörlüğü üzerine konuştuktan sonra Camsab’ın yıllar boyu bahçede
yaşamasına izin verir. Ama bir süre sonra genç adam ailesini özlediği için
ayrılmak istediğini söyler. Şahmaran gitmesine izin verir ama 2 şartı vardır.
Camsab hiç kimseye Şahmaran’ın yerini söylemeyecek ve asla hamama
girmeyecektir. Çünkü onunla karşılaşıp da hamama giren kişinin vücudu
yılan pullarıyla kaplanırmış.
Şahmaran ile anlaşan genç evine döner ve ailesi ile yaşamaya devam eder.
Fakat bir gün ülkenin hükümdarı hastalanmış ve vezir hastalığın tek
çaresinin Şahmaran eti yemek olduğunu söylemiş. Ardından da herkesin
hamama getirilmesini emreder. Camsab’ın sırrı burada açığa çıkar, vücudu
pullarla kaplanır. Sonrasında yapılan işkencelere dayanamayan Camsab,
Şahmaran’ın yerini söyler. Yakalandığı sırada Camsab’ı gören Şahmaran da
yıllar önce insanların nankörlüğü ile ilgili ettiği lafı bu kez genç adam için
söyler ve ardından da öldürülür. Ah Şahmeran ah! Neden insanlar zarar
vermekten, üzmekten ve kötülük yapmaktan hoşlanırdı, neden bu kadar
saldırgandılar acaba? Gerçekten de insanların yaptıklarına bir anlam
veremiyordu.

Şahmaran Efsanesi bizlere Aşk, ihanet, insanlar ve hayvanlar (genelde
yılanlar) arasındaki ilişkiyi ve bu ilişkiler vasıtası ile bir şeyleri anlatıyor.
Olaylar insanlar ve yılanlar arasında geçiyor evet ama bunlar hikâyede
kalan şeyler değil veya geçmişte kalmış şeyler de değil. Çünkü dönüp
günümüze baktığımız zaman efsane hayvanlar ve insanlar arasında geçen
olaylar ve insanların yılanlara yaptığı o merhamet, vicdan barındırmayan
eylemleri 21. Yüzyılda insanın insana yaptığını açık bir şekilde görüyoruz.
Efsanede padişahın iyileşmek için yılanların kraliçesi olan Şahmaran'ı
öldürüp kanı ile iyileşmek istemesini günümüz dünyasında da ülkeler arası
savaşlarda bu benzerliği görmemek mümkün değil. Belki şu anda çok fazla
vicdan dışı olayları gördüğüm için bu benzerliği gördüm veya yaptım ama
olan bu. İnsanlar nasıl efsanede kendi dışında olan varlıklara hatta kendi
gibi olan insana sevgi, merhamet, barış, özgürlük hakkı vermiyorsa
günümüzde toplumları oluşturan insanlar kendi dininden, mezhebinden,
ırkından, etnik topluluğundan, olmayan insanlara da aynı şekilde sevgi
beslemiyor, merhamet duymuyor hatta öyle bir hâle geldi ki kendi dışında
hiçbir şeye olumlu bir duygu besleyemez hale geldi! Ölümlü olduğumuz
halde, savaşırız, katlederiz, kuşku duyarız, kıskanırız, ihanet ederiz,
birbirimizi ezeriz ve daha birçok kötü şey yaparız. Neden? Yeryüzündeki
bütün canlılar bilmelidirler ki ne kadar yaşarlarsa yaşasınlar, hayat
hikâyeleri ne kadar uzun sürerse sürsün, ölüm bir gün kapılarını mutlaka
çalacaktır, yani var olan her şey ölecektir. Kim olduğuna ne olduğuna
bakılmaksızın her canlı ölümü tadacaktır. Barış mayasının tüm canlıların
hayatına çalınması dileği ile

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Özlem Özbek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Şanlı Bayrak Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Şanlı Bayrak Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Şanlı Bayrak Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Şanlı Bayrak Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.