TARİHTEKİ HÜZÜNE BAK!

Tarihteki hüzne bak!
Eş hele bir dağları örten karı;
Ot değil onlar, dedenin saçları!
Dinle: Şehit sesleridir, rüzgârı!
Diyordu, Büyük Üstad Mehmet Akif ERSOY. Hani sözün bittiği yer denilir ya
işte tam da sözün bittiği yerdeyim…Çünkü Hüznün diğer adı Sarıkamış ...
Osmanlı askerlerinin bütün olanaksızlıklara ve kara kışa rağmen vatanını
korumak için büyük inanç ve azimle verdiği mücadelenin hikayesi
Sarıkamış...Rusun kalleşliği Sarıkamış … Faik Çavuş, Ziver ve onca diğer
neferler …
Vatan millet uğruna çekilen her çile . Onca zulüm onca sıkıntı...Askerimiz
sadece donarak şehit olmadı o topraklarda ... Hem Rusla hem karla hem açlıkla
hem vebayla savaşarak şehit oldu… Sarıkamış denildiğinde, Karın kışın hatta
beyazın ne kadar acımasız olduğunu gördüm. Üşüdüm acıktım demeye utandım.
Derdim var demeye utandım..
Sonu hazin biten kırık bir ümit. Açlığa rağmen dur demeden kat edilen
mesafeler. Çarıksız, kaputsuz, yiyeceksiz bir şekilde savaşan askerler.
Askerlerin tabiata karşı gösterdikleri insanüstü bir mücadelenin öyküsü.
Donarak can veren vatanseverler. Yarım kalmış hikayeler... Askerlerin yokluk
içinde göstermiş oldukları azim, kararlılık, inanç ve vatan aşkı gibi unsurlar
gerçekten takdire şayan. Bizler bazen hava soğuk olunca üşüdük, acıkınca da
acıktık diyoruz. Bizim üşümemiz ve acıkmamızla, Sarıkamışta can veren
şehitlerimizin üşümesi ve acıkması kıyas bile edilemez...
Okulda bize "Türk ordusu Ruslar ile savaşamadan donarak can verdi" diye
öğretmişlerdi. Fakat gerçek bu değil. Gerçekleri görmek için ne kadar geç
kalmışım. Bizim o şanlı askerimiz donarak can vermedi. Biz savaştık! Ruslarla
savaştık başarı elde ettik. Ermeni çetecilerine karşı savaştık. Şanlı Türk ordusu
kalbindeki vatan aşkının ateşi ile bu vatanı korumak için elinden gelen her şeyi
yaptı. Açlardı, açıktalardı, kıyafetleri incecik, ayakkabıları kara karşı
dayanıksızdı. Atların yemeklerini hatta dışkılarındaki arpaları ayırıp yiyecek
kadar çaresizlerdi. Ve artık dayanamadılar, kalplerinde yuva kuran vatan aşkı
doğanın zor koşullarına dayanamadı ve Allahüekber dağlarının eteklerinde
donarak can verdi. Evet büyük bir hüzün. Bembeyaz bir hüzün. Ama bu hüznün
içinde kahramanlık, vatan aşkı ve zafer de var. Bunlar unutulmamalı. Bizim
askerimiz savaştı. Bunu herkes bilmeli. Bu kadar yokluk ve sefalet içinde ölüme
yürüyen askerlerimizin yaşadıkları, savaşa gidiyorlar ama savaştan çok hava
şartlarıyla doğayla savaşıyorlar ama maalesef doğaya karşıda Ruslara karşı da
galip gelemiyorlar. Bu topraklar kolay kazanılmadı, biz şuan üstünde kimseye
hesap vermeden yasayabiliyorsak bunun hesabı geçmişte fazlasıyla kanla
ödendi. Demiyor mu Mehmet Akif Ersoy "Bastığın yerleri toprak diyerek

geçme tanı, düşün altında binlerce kefensiz yatanı..." Nice çiçeği burnunda
gençler analarının koynundan çıkıp solmuş, toprağa izini düşürmeden toprak
olmuş.
Tarihimizi iyi bilmeliyiz bilmezsek geleceğe yön veremeyiz. Dedelerimiz neler
yaşadı, canlarını feda ettiler vatan için açlığa susuzluğa uykusuzluğa hatta ve
hatta öyle soğuk kış günlerinde günlerce yürüdüler, kışlık eşyaları olmadan
yürüdüler, atın arpasından bir kaç tane alarak doymaya çalıştılar. Yollarda
donarak şehit oldular. Ya Rabb bu ne aşk her bir kişinin bu savaşları bilmesi
lazım. Ecdadlarımızın fedakarlıklarını unutmamalı onlara layık olmaya
çalışmalıyız.
Milletlerin tarihleri böyle ders alınası dramlarla doludur… Heleki Türk tarihi…
Bugün şu güzel Vatan'da huzur içinde yaşıyorsak onların sayesinde yaşıyoruz.
Bu vatan çok kıymetli, Allah bize, onların bıraktığı yerden hakkıyla sahip
çıkabilmeyi nasip etsin.
Vatan size minettar! Çoğunuzun adı ve yeri bilinmese de, bastığımız her karış
toprakta siz varsınız. Ruhunuz şâd, mekanınız cennet olsun!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Özlem Özbek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Şanlı Bayrak Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Şanlı Bayrak Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Şanlı Bayrak Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Şanlı Bayrak Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.