İŞTE FIRSAT İŞTE KAMPANYA!...

İŞTE FIRSAT İŞTE KAMPANYA!...
 
Mübarek üç ayların başından Ramazan Bayramına kadar devam eden ahiret pazarındaki kampanyaları kaçırmadan en güzel şekli ile istifade etmek lazım. Bu hasenatlardan istifade etmek isteyen her kula bir tövbe ile kavuşmak mümkündür. Şu kısa ömürde o kadar süratle sevkiyata dahil oluyoruz ki belki de bir sonraki kampanyaya ömrümüz vefa etmeyecektir. Bakın bu dünyadan göç edenlere, her gün birileri terhis olup gidiyor...
 
Ömür ağacımızın yaprakları tek tek dökülürken, ebedi    âleme de adım adım yaklaşmaktayız. Biz beni âdem olarak bu kadar ölüme yaklaşırken, özellikle içerisinde olduğumuz şu mübarek günlerde Cenabı Allah'ın rahmetine nail olmak yerine, neden gaflet uykusundan halen uyanmıyoruz...
 
Bakın muhterem okuyucularım, bu zaman diliminde işlenen her güzel amel, normal zamanlarda işlenen amellere göre kat kat daha üstündür. Çünkü bu günlerde yapılan her amelin ecri, misli ile katlanarak Cenabı Allah tarafından bizlere ihsan edilecektir. İşte tamda bunun için diyoruz ki  ahiret pazarında başlayan kampanya fırsatlarını kaçırmayalım... 
 
Bu günlerde yapılan her hayır ve hasenatın bire yüz, yüze bin gibi katlamalı olan ecir ve sevapları var. Bu ecirlere nail olmak ve istifade etmek için Rahman'ı Rahim’in merhametine sığınmak yeterli olacaktır. Zira günahlarımız deniz köpüğü kadar olsa bile, Yüce Allah’ın rahmeti karşısında zerre dahi değildir...
 
Misal, Recep ayının ilk gecesinde kılınan dört Rekâtlik namaz, ahirete intikal eden kul haklarından kurtulmamıza sebep idi. Hele 50 yıllık ecre eş değer olan Miraç ve Berat kandillerimiz, akabinde muhteşem hikmetlerle dolu Kur’an ayı olan Ramazan ayımız ve 80 yıl değerindeki Mübarek Kadir Gecemiz gibi rahmetle dolu günlerimiz var. Cenabı Allah bizleri af etmek ve merhameti ile rahmetine nail etmek için adeta bahaneler yaratmış ve cümle kullarını mükafatlandırmak istiyor. Zira birçok ayetin son cümlesinde buyurduğu gibi, “Siz nede çok az öğüt alıyorsunuz” diye bizleri uyarmaktadır...
 
Bakın ey efendiler, son ahir zamanda her şeyin bereketi kalmadığı gibi, zaman mefhumunun da ne sırrı  nede bereketi kaldı. Sakın ola ki tövbemizi yarına bırakmayalım, çünkü yarınımız dahi olmayabilir. Hatta dün ölenlerinde yarınlarla alakalı hayalleri, yapacakları bir sürü işleri ve bitmeyen dünyalık meşguliyetleri vardı. Peki o zaman hani neredeler onlar? Hiçbirinden ibret alıyor muyuz? Bakınız nasıl hepsi tek tek dünyayı bırakıp baki aleme göç ettiler...
 
İşte emri hak vaki bulduğunda, bizde bir daha dönmemek üzere o hak olan sefer kervanına dahil olacağız. Orda iki yer var, ya ebedi cehennem ya da cenneti ala bizleri bekler. Herkes o cenneti ve cehennemini buradan götürür. Onun için cehennem azabına dayana bileceğimiz kadar günah, cemaline kavuşmak ve cenneti aladan nasiplenmek içinde tövbe edelim, tövbe edelim ve hayır ve hasenatlardan da yarış içinde olalım. O zaman şu meşhur soruyu birde biz soralım. Bakalım vicdanımız ne cevap verecek ? ”BUGÜN ALLAH İÇİN NE YAPTIK”...?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdullah Taşkın - Mesaj Gönder

# Dört

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Şanlı Bayrak Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Şanlı Bayrak Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Şanlı Bayrak Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Şanlı Bayrak Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.